Serpent Culture 2 Yaşında!

Aziz Lilithler ve Caine’ler, Seçkinler; Sembolikler, Teistikler, Gnostikler, Boynuz Sevenler, Ruhaniler, Laveyanlar ve Blasphemer’lar! Bugün Serpent Culture’ın tam 2. Yaş günü. Dostlarım, 2 yıl bile böylesi mükemmel ve takdiri şayan Satanistlerle geçirmek için çok kısa bir süre. İçinizden yarısını arzuladığımın yarısı kadar tanımıyorum. Yarınızdan azını da hak ettiğinin yarısı kadar sevebiliyorum.

Bilbo Baggins bir yana, bugün Serpent Culture’ın gerçekten de ikinci yaşına girdiğini duyurmaktan onur duyarım! Serpent Culture’ın yeni takipçileri için şöyle söyleyeyim: ilk kurulduğunda ismi Satanist Club’dı. Serpent Culture’ın hayata gelişi aslında ilk olarak Ayetler Kitabı’nı görselleştirme çabalarıyla oluştu. Instagram’da bir hesap açtım ve bulduğum karanlık görsellerin üzerine Ayetler Kitabı’ndan sevdiğim ve vurucu olduğunu düşündüğüm alıntıları ekledim. Daha sonra bu yetmedi ve gidip yine kitap için bir Twitter açtım. Tweet formatında tüm kitabı oraya aktardım.

Ancak bu da yetmeyince Satanist kültür için ayrı bir site yokluğunu kendim için bir görev bildim ve bu siteyi oluşturdum. En eski yazı, 1992’de yapılmış bir Burzum röportajı ama bunu 2015’te Facebook notlarda paylaşmak üzere çevirmiştim. Bu yüzden tarihini de çevirdiğim tarih olan 2015’e koydum. Fakat Serpent Culture için yaptığım ilk iş, Klasik Müzikte Şeytan başlıklı İngilizce Wikipedi maddesini çevirmek oldu.

Bugün, o yazının yayınlanışının ve Serpent’in hayata gelişinin tam 2. Yılı. Bu 2 yılda pek çok orijinal yazı hazırladım ve pek çok çeviri yaptım. Serpent Culture’da Şeytan ve Satanizm konseptinin çevresinde gelişen neler mi yayınlandı?

Müzik başlığında Black Metal gruplarından ve Satanik referans içeren farklı türler ve müzisyenleri tanıttım. Aynı zamanda dostum Sylvain Metal Müzik ve Eser Referansları ve Fatih’in Behemoth Konseri hakkında yazıları yayınlandı.

Çeviri başlığında Satanizm’le ilgili çevirilerime dostum Hilda bir çevirisi ile destek oldu.
Şeytan algısını Batı toplumunda derinden değişikliğe uğratan John Milton ve dehşet eseri Paradise Lost hakkında 2000+ kelimelik bir çeviri yaptım. Hala daha gurur duyduğum işlerden biridir.

Film başlığında Şeytan’la ilişkili 6 filmden bahsettim.

Şiir başlığında hayatını yitiren bir Satanist kardeşimizin şiiri, dostlarım Judas ve Kara Gezgin’in şiirlerinin yanı sıra bir Fransız Edebiyatı’nın karanlık yüzlerinden Charles Baudelaire’in Şeytan’a Dualar şiiri ve Sylvia Chong’un Lilith’in Ağıdı şiirleri yayınlandı.

Deneme ve Ağ Günlükleri başlıklarında Türkiye ve Dünyada Satanizm üzerine düşündüklerimi anlattım ve Satanistlerin kendilerini yalnız hissetmelerini engellemeyi, onlara güç vermeyi hedefledim!

Edebiyat başlığında kitaplardan bahsetmeye giriştim.

Öykü başlığında Efla’nın orta çağda Avrupa’nın rezilliğini bireysel bazda işleyen Witch öyküsü ile birlikte hikaye türünde yazılar gelmeye başladı.

Bunun yanı sıra SC’yi Türkiye’deki Satanistlere kendilerini ifade edebilecekleri bir ortama çevirdim.

Satanizm’in daha fazla kişiye ulaşması için yaptığım tek şeyler bunlarla da sınırlı değildi. Soramazsın başlıklı ve konsepti toplumun yabancısı olduğu kişileri topluma tanıtmak olan bir programa katıldım ve yüzümü gizleyerek orada Satanizm’i anlattım. Son baktığımda izlenmesi 2M’ye yaklaşmıştı. Bu acayip bir rakam, Türkiye’nin yüzde 2’sinden fazlası durduk yere Satanizm’den, Ayetler Kitabı’ndan ve Şeytan’ın gerçek tanımından haberdar olmuş oldu.

Kısa süreli bir Youtube maceram oldu ama kamera karşısına geçip tek başına konuşmaktan o kadar da keyif almadığımı fark ettiğimde videoları gizli hale getirdim.

Bundan sonra yine SC için pek çok yazı yazmaya devam ettim. İlk kurulduğunda sitenin amacı, her ekolden Satanist için bir baş kaynak olması idi. Bugün, sitenin bu amaca ulaştığını gururla duyurabilirim. Farklı ekollerden, farklı şehirlerden ve hatta Google Analytics’e göre (eğer VPN kullanarak giriş yapılmıyorsa) ABD’den, Almanya’dan, İngiltere’den ve hatta Hollanda’dan okurlarımız var:

2. yaşa ve 2020’li yıllara özel olarak yeni bir hedefimiz var: Serpent Culture’ı olduğundan da güçlendirmek ve içerik çeşitliliğini sağlamak. Aklımda farklı projeler var. Örneğin şöyle kaliteli bir podcast mikrofonu almak ve yavaş yavaş içerikleri sesli bir hale getirmek. Kitapları sesli hale getirmek ve mümkünse bunun için profesyonel seslendirme sanatçıları ile çalışmak. Ardından bu podcastleri Youtube, Spotify, Soundcloud, Google Podcast gibi pek çok farklı platformlara yüklemek. Bu, görünürlüğümüzü artıracaktır.

Bunun yanı sıra tek kişinin kamera karşısına geçip konuştuğu değil ama daha farklı tandanslı video bazlı içerikler hazırlamak. Ancak bunun için bize gereken bir şey var: Patreon’da abonemiz olmanız.

Serpent Culture’ın bir maddi karşılığı olduğunu ve yaptığım işin birilerine gerçek anlamda dokunduğunu görmek istiyorum. Eğer sen de Serpent Culture’ın daha ileriki yaşlarını görebilmesini istiyorsan, bize Patreon üzerinden abone olabilirsiniz. Daha iyisi, Shopier üzerinden satışını yaptığımız ürünlerden alabilirsiniz. Türkiye’de Satanizm’in tüm ekollerine hitap eden içeriği oluşturmaya devam etmemize yardımcı olmak sizin elinizde!

Yapılacak çok iş var ve bu kez yardımınıza ihtiyacım var.

Patreon’da bir abonelik sistemini aktif hale getirdim ve seviyeler arası farklı ayrıcalıklar sunmaya başladım. Bu ayrıcalıkların ne olduklarını, detaylı olarak Patreon sayfamızdan görebilirsiniz.

Güçle kalın!

Patreon
Shopier

Bir Cevap Yazın