Metroda Onuncu Yıl Marşı Söylemek

Bu yazı, Ahmet Turan Köksal’ın Medium blogunda yazmış olduğu Taciz mi, Kişisel Veri Paylaşımı İhlali mi, Metroda Gürültü mü? başlıklı yazısına bir yanıt olarak yazılmış, kendisine bu yazının linki iletilmiştir.

Metroda bağıra çağıra onuncu yıl marşı söyleyen insanların veya videoyu çekip sarıklı cübbeli kişiyi blurlamadan koyan adına konuşmam pek etik olmaz. O yüzden kendi adıma konuşacağım. Şahsen orada bulunsaydım, veya videoyu çeken ben olsaydım, değişen bir şey olmazdı. Onuncu Yıl Marşı’na zevkle eşlik eder, videoyu çeken olsaydım da sarıklı cübbeli kişiyi blurlamak için ekstra bir efor sarfetme istencine girmezdim. 

Bu insanların bağıra çağıra cumhuriyet kutlamaya yönelik motivasyonları, belki yılın büyük bir kısmını, belki de hepsini uzun süredir US’te yaşayan biri olarak anlayamayabilirsiniz. Ancak inanın ki, hem İstanbul’da, hem de anadoluda son yıllarda üzerimizdeki islami baskının o kadar arttığına her geçen gün daha ağır bir biçimde tanık oluyoruz ki, yılın yalnız 1 günü, o da artık esamesi bile okunmayan cumhuriyetin kutlamasında da bizimkiler coşmuş, çok mu?

Günde beş kez Arap dilinde bangır bangır yalan söylüyorlar. Sesi çok verilmesinden kaynaklı amfiler patlamış, bu Arapça konuşan adamların sesleri iğrenç. Yılda bir gün, esamesi kalmamış cumhuriyeti kutlamışlar, belki biraz aşırıya kaçıp metroya da bunu taşımışlar. Çok mu? 

Bu ülkedeki sekülerler, herhangi bir dine mensup olmayanlar ya da islam dışında herhangi bir dine mensup olanlar sanıldığı gibi yüzde 1 değil. En az yüzde 30 seviyelerinde olduğumuzu düşünüyorum müslüman olmayan bireyler olarak. Diyeceğim o ki, biz müslüman olmayanlar zaten her gün 5 defa o adamın metroda yaşadığı duruma maruz kalıyoruz bu coğrafyada. Bir tane cübbeli, yılın bir günü, bizim günde 5 kez yaşadığımız sıkıntıyı yaşamış, çok mu?

Kişilik hakları, bireycilik, yasalar, hukuk, etik… Bunların hiç birini tanımayan bir dine, o dinin üstün gördüğü kişinin kılık kıyafetini bile taklit edecek kadar inanan birine bu saygıyı göstermemek çok da şey sayılır mı? 

Bilmiyorum.

Yahu bu sarıklı cübbeli adam kadının ikinci cins insan olduğuna, kadınların söz dinlememesi durumunda dövülmesi gerektiğine, müslüman olmayanların cihat edilerek öldürülmesi gerektiğine filan inanıyor. Bu adam, müslüman olmayanları yok edilmesi gereken cehennem odunları olarak görüyor! Hangi kişilik hakları, hangi moderniteden bahsediyoruz?!

Kaldı ki Onuncu Yıl Marşı, içerisinde ne Arap kültürüne, ne de İslam’a bir hakaret, bir karşı söz içeren bir marş da değil.

Köksal’ın numaralandırılmış tahlilleri üzerinden gidelim:

“1. Toplu taşıma araçlarında hep bir ağızdan marş, şarkı söylenmez. O araçta sessizlik isteyen yolcular da olacaktır. 29 Ekim kutlamalarından geliyor olmanız ortalığı yıkmanıza mazeret değildir. Aynı şekilde maçtan gelen taraftalar da bağırsın o zaman. Ya da düğün dernekten gelenler halay çeksinler. Bir başkası da Kadir gecesi metroda Kur’an okutsun. Budist rahipler tütsü yaksınlar.”

Ahmet Turan Köksal

Bir ülkede, belediyelerin hoparlörlerinden her gün beş kez bir dinin dinsel bir ilahisi okunmaz. Bu, o dine inanmayan tüm insanlara karşı bir saygısızlıktır. İnsanların kendilerine ait başka dinleri olabilir veya hiç bir dine yönelik inançları olmayabilir. Eğer bu adına ezan denilen Arapça ilahi okunabiliyorsa, o zaman Satanistler de günde 5 kez Marduk çalsın belediye hoparlörlerinden, Ateistler her gün 5 kez “Tanrı diye bir şey yoktur.” şeklinde belli bir tınıda ve Türkçe okunan bir söz söylesinler. Bir başkası, Pagan ilahileri çalsın ve bunu herkes duysun. Ezan, kabul edilemezdir.

“2- Toplu taşıma aracı içinde ya da sokakta birinin fotoğrafını videosunu çekip yayınlayamazsınız.”

Ahmet Turan Köksal

Evet belki bu durum kişilik haklarına ve ilgili yasaya aykırı olabilir. Ancak dikkat edilirse video Twitter’a yüklenene ve başka hesaplarca paylaşılana kadar kalitesini tamamen kaybetmiş, videoda bulunan sarıklının yüzü blurlanmamış olsa da, tespit edilebilir olmaktan oldukça uzak. Videonun kalitesi 360p’den bile daha düşük. Dolayısıyla, videoda bulunan sarıklı cübbeli adamın kişisel hayatına yönelik hiç bir endişe taşımasına gerek yok. O, anonim bir sarıklı, anonim bir şeriatçı yalnızca videonun içerisinde. Kendisini bireysel olarak tanıyanların veya kendisine çok yakın olanların bile, kendisini tespit edebilecek kadar görülmediği çok açık değil mi?

3- Bu videonun bu kadar çok seyredilmesindeki sebep nedir?
“Cumhuriyet kutlaması yaptık, bağırırız çağırırız. Bu zamana kadar dindarların hakimiyeti vardı şimdi yok. Bak nasıl da sessiz duruyor orada diye o adamı GÖSTERMEK”.
Eğri oturup doğru konuşalım. Bunu itiraf etmek gerekir.
“Ne yapalım kadraja girmiş, taciz yok dokunma yok, bayramdan gelenlerin marşını dinleyecek tabii, biraz da o dinlesin, sıra onda” demek isteniyor belli. Tabii ki dokunma ve taciz olmayacak ama bu da olmamalı.

Ahmet Turan Köksal

Bir tweet vardı çokça RT ve fav almış olan, biraz aradım ama bulamadım. Hatırladığım kadarıyla şöyle yazıyordu: “Türkiye İran mı olacak, Afganistan mı olacak derken anasının *** gibi bir yer oldu.” İşte sorun burada sevgili Köksal. İran’da Humeyni iktidara geldiğinde yaptığı ilk iş, kendisiyle Şah’a karşı iş birliği yapmış olan sosyalistleri asmak oldu. Türkiye, günden güne daha fazla dincileşiyor, yeni nesil muhafazakar zenginler Range Rover’lara biniyor, her taraf minik minik Rabia Can’lar, Miraç Su’lar ile doluyor ve göz göre göre sekülerliği yitiriyoruz.

Yalnızca 1 yobaz şeriatçının başına gelen bir olay için bunca yazı yazmış olmanız, üstelik USA’de yaşayan biri olarak bunu yapmanız beni fazlasıyla üzdü. Evet liberal düşüncede kimse kimsenin giydiğine karışamaz, bu bireysel özgürlük ihlali anlamına gelir tamam. Fakat gözden kaçan bir nokta var. Büyük karikatür ustası Turhan Selçuk’un güzel bir karikatürü mevcut, tam da bu duruma uygun. Aşağıya kendisini iliştiriyorum.

Ben sosyalist biri değilim. Liberal ekonomiye ve liberal sistemin kendisine tüm açık yürekliliğimle inanıyorum. Dahası, sosyalist sistemin mümkün olamayacağını, mümkün olsa bile bu sistemin insanların çoğunluğunu mutlu edemeyeceğine ve kişisel mülkiyet hakkının önemine inanıyorum. Ancak kişisel hakların yobazlar tarafından manipüle edilebilme riski olan bir ülkede, bazı hakların baskılanabileceğini ve bunda da sonuna dek haklı olunabileceğine inanıyorum.

ABD’de kişilerin kara çarşafla gezebilmeleri ile Türkiye’de bunu yapabilmeleri arasında büyük bir fark var. Türkiye’de her ne kadar %99 olmasa da %70’lik bir müslüman yoğunluğunu olduğunu ifade ettim. ABD’de ise müslümanlar, toplam nüfusun %1.1’i. (kaynak) ABD’de şeriatın gelebilme ihtimali önümüzdeki 100 yıl içerisinde görünmüyorken, Türkiye’de bu ihtimal günden güne artıyor.

Son söz olarak şunları söylemem gerekiyor. Söz konusu videodaki cübbeli yobaz madem ki bu cübbeyi sarığı giymeye utanmıyor, o halde neden ulaşım ihtiyacını deve ile sağlamıyor? Neden İslam’ın karşı çıktığı ve “Allahtan başka bir şeye odaklanılmasının günah olduğu” apaçık ortadayken, gevur diye aşağılamaya çalıştığı insanların, Allah dışında bir şeye odaklanarak geliştirdikleri metro teknolojisini kullanıyor? Bu riyakarlık değil mi? Madem ki gericilikle içli dışlı bir insansın, o halde ilerici insanların geliştirdikleri ürünlerden asla ve asla kullanma.

ABD’deki Amişleri bilirsiniz. Modern toplumun tüm imkanlarını bile isteye reddederler. Eğer ki kişi, bir İslam aşırı dincisi ise, Amişler gibi olmalı. Çünkü metroya binmek bir sünnet değil. Olur da metroya biner ve bir milli marşın söylendiğine denk gelirse de, cübbeli yobazlar buna pek takılmamalı.

“Metroda Onuncu Yıl Marşı Söylemek” hakkında 1 yorum

  1. Sen bahsedene dek, böyle bir video oldugunu bile bilmiyordum. Ama söylediklerine tamamen katılıyorum, adamın yüzü videoda görülmeseydi elbette daha iyi olurdu, ancak seçilecek seviyede degil zaten ve adama yapılan kasıtlı bir eylem de yok. Yalnızca coşkularını dile getiren bir avuç insan. Yıllar önce anayasadan “Devletin dini Islamdir.” maddesi kalktığında tepki gostermis zihniyetle, bu videonun namussuzluk ve taciz olduğunu savunan kişiler tamamen aynı. Videodaki insanların laikligi kotuye kullandigini soyleyenler, Atatürk ‘u zerre anlamamis olup, Atatürkçü olduklarını iddia edenlerdir. Insanlara kılıflar uydura uydura, minicik bir kutlamayi dahi devlete atilmis bir kazık ya da taciz sayarak, asıl bu devleti bolduklerinin ve kendilerine ters olan her şeyi yere serip üstünden gectiklerinin farkında değiller. Bunlar da benim fikirlerim…

Bir Cevap Yazın