Metal Severler İçin Bir Kaç Mekan

Türkiye’de genellikle konsept barlara rastlayamıyoruz. Lord of the Rings, Star Wars veya Game of Thrones temalı bir mekan hiç görmedim. Bilen biri varsa düzeltsin. Konsept barların yanı sıra, Rock Bar kültürünün de pek gelişmiş olduğu söylenemez TR’de. 

Geçen yaz Antalya kale içinde bir Rock Bar’a gitmiştim. Duvarlarda Chopper’lar, Black Sabbath’lar bolca vardı ama içeride Lana Del Rey çalıyordu. Bir bira içip kalktım.

İstanbul

İstanbul bu konuda pek çok konuda olduğu gibi ülkenin en ilerisi. Taksim’deki Durock, DRCK TXM olana dek harikaydı. Aslında, ondan sonra da güzeldi. Hatta bir alt sokağa DRCK Oldies bile açmışlardı. Ancak ne yazık ki ikisi de kapanmış ve yerlerini Taksim’de sıkça gördüğümüz gibi Arap night club’lara bırakmışlar. Yine de Taksim’i hala tam olarak yitirmiş sayılmayız. Rock’n Rolla’da bira hala ucuz ve mekan hala kalabalık, hala epik ve hala güzel. 

Yine Taksim’de, birbirine çok yakın iki Rasputin var. Ben eski Durock’la aynı sokakta olana değil ama Rock’n Rolla’yla aynı sokakta olana gitmeyi tercih ediyorum. Daha küçük ve wifi şifresinde 666 geçen üstelik çoğu zaman kalabalık olanına. Mekanda genelde Technical Death Metal çalar, bazen de Black Thrash kırması gruplar. 

Karşıya, Kadıköy’e geçtiğimizdeyse iki muazzam mekan var. Biri, Kadife Sokak’taki Zincir. İki katlı mekanın dışarısında yer bulmak zor, happy hours’ta güzel indirimler oluyor. Mekanda genelde Classic Heavy Metal çalıyor. Alt kata indiğinizde Garfield’a benzeyen sarı bir kedi göreceksiniz. Sevmeye kalkışmayın, orada metal dinlemekten agresifleşmiş ve insan sevmeyi bırakmış kendisi, haha.

Kadıköy’deki diğer mekanımızsa Bomonti’nin karşısındaki Wizard. Bangır bangır Black Metal çalıyorlar. Bira fiyatları ortalama. Ara sıra tüm müşterilere küçük shot kokteyller dağıtıyorlar. Kesinlikle gidilesi!

Ankara

Hadi Ankara’ya gidelim. Ankara’nın denizi olmayışı ve krosunun bol oluşu bile, gözümdeki yerini düşürmüyor. Sanırım ailemsiz ilk kez şehir dışına çıktığım yerin kendisi olduğu için. Ankara’da size 2 mekan ismi vereceğim, ikisi de Kızılay’da.

İlk mekanımız Konur’da, Zaytung Zone’un üzerinde, 2. katta: Onaon! MEkan logosundan tabelasına, çalan müziklerden çalışanlara, menüsünden posterlerine ve dekorasyonuna kadar her şeyiyle Metal alt kültürünü yansıtıyor. Müşterileri de genellikle uzun saçlı, sakallı adamlar ve siyah giyen kadınlardan oluşuyor doğal olarak. Mekan ne küçük, ne büyük; ama içerisi insanı boğacak türde bir yer değil. Burası da yine Zincir gibi çoğu zaman Classic Heavy Metal çalıyor.

İkinci mekanımız biraz daha karanlık ve bence biraz daha ‘biz’den: PAPAZ BAR! Her şeyden önce, mekana girmek için, yerin bir kat altına inmeniz gerekiyor. Bu da bir çeşit sembolik inisiyasyon sayılabilir, ben bu şekilde değerlendiriyorum. Yer altının kiminle ilişkilendirildiğine bir bakın.

Papaz Bar iki bölümden oluşuyor: İlk bölümü alıştığımız klasik tarzda bir bar, bir kaç bar taburesi, barın ardındaki duvarda duran içkiler. Eğer müzik kutusundan birileri bir şeyler açmamışsa, genelde düşük sesle Pink Floyd veya Queen gibi görece hafif şeyler çalıyor olur.

Müzik kutusu demişken, Papaz’ı en sona koymamın sebebi olan bu muazzam olayı da anlatayım. Sağdaki kapıdan mekanın ikinci ve bence esas bölümüne girince, duvarlardaki Satanik kabartmalar dikkatinizi çekecek. Bu kabartmaların iki taraflarında bulunan meşale benzeri loş aydınlatmalar daha da epik gelecek! Tam karşınızda da, Bilbo’nun Frodo’ya verdiği ve mavi mavi parıldayan kılıcı Sting ile aynı renkte ama daha loşuyla parlayan kadim makinayı göreceksiniz. Umarım cebinizde bir sürü 50 kuruş vardır, çünkü o makina tarafından 50 kuruşlarınız saldırganca yenilip sindirilmeyi bekliyor olacak. Eğer yoksa da ister çalışandan, isterse barın ardındaki kişiden rica edin. 

Müzik kutusunda sizi bekleyen gruplardan bir kaçından sizi haberdar edeyim:

Therion,
Ghost,
Behemoth,
Black Sabbath,
Hatebreed,
Gojira,
Mayhem,
Death.

Tür olaraksa Black Metal, Death Metal, Thrash Metal, Heavy Metal ve hatta Nu Metal, Gothic Metal dahi var. Üstelik oldukça yüksek desibelli çalıyor açtığınız parçalar!

Papaz, tamamen kvlt bir mekan olduğundan, müşterileri de sağlam metalcilerden oluşuyor. Bir defasında, Black Omen’ın vokali ile denk gelmiştim. Ancak olur da içeride takım elbiseli, kısa saçlı herifler görürseniz yadırgamayın, zira onlardan biri müzik kutusuna gidip bir “Blow Your Trumpets, Gabriel!” açabilir; sonra vicdan yaparsınız. Eski Metalcilere saygı duyun.

Papaz’ın en dehşet olaylarından biri de şu ki; cuma günü tekila günü: 3 Tekila 15 TL! 

İçeride bulunan Satanik kabartma resimler, meşale benzeri aydınlatmalar ve cinsiyet ayrımı yapmayan WC’leriyle Papaz’ın sizi tavlayacağına eminim!

Tüm mekanda yüksek sesle istediğiniz şarkıları çaldırdıktan, 3’üne 15 lira verdiğiniz tekilaları ve belki 70’lik devasa Arjantin bardaktan fıçı birayı gömdükten sonra da tip bırakmayı ihmal etmeyin. Unutmayın, birbirimizi kollamalıyız!

Marmaris

Ankara’dan biraz güneye, Marmaris’e gidelim. Davy Jones Locker isminde bir Rock Bar var. Mekanın en güzel yanı, damsız girilemeyecek oluşu. İçeride yaz aylarında hemen her gece canlı müzik var. Ben her gittiğimde aynı ekip çalıyordu ama belki başka çalanlar da vardır. Genellikle çok sert şeyler çalmıyorlar, Nirvana, Radiohead, Yavuz Çetin, Pink Floyd gibi gruplar çalıyorlar. Ancak iyiler. 

Diğer

Yeniden şehir değiştirelim ancak yazının sonuna geliyoruz. Eskişehir’le İzmir’e yıllardır uğramadım. Buralardaki mekanlar hakkında bir bilgim yok. Denizli, Isparta, Balıkesir gibi şehirlere ise hiç gitmedim. Okuyanlar arasında bilenler varsa aşağıya yazabilir; teyit ettikten sonra yazıya ekleyebilirim. 

Sanırım Metal dinlemeyi seven Satanistler için önereceğim mekanlar şimdilik bunlar. Güçle kalın!

Etiketler:

Bir Cevap Yazın