Lilith’in Ağıdı

Lilith’in kim olduğu bilinir. Kendisi, apokrif metinlerde geçen, Adem’in ilk eşi olarak bilinen ve ataerkil bir zihniyeti kabul etmeyen, bu sebeple de Adem ve onun tanrısı tarafından beğenilmeyip, dışlanan, lanetlenen bir kadındır. Daha sonra, uysal başlı Eve (Havva) yaratılır ve Adem mutlu edilir.

Aslında, Lilith ve Havva, 3 popüler dinin kadın cinsine bakış açısını yansıtması bakımından, oldukça yeterli iki örnektir. Birisinde, kendisine ait bir bilinci ve bir özgürlük isteği olan Lilith, lanetlenirken, diğerinde itaatkar kadın prototipi Havva, iyi bir kadın olarak sunulur.

Satanizmse, anaerkildir. Lilith’i sahiplenir. Aşağıda, bizim sahiplendiğimiz Lilith’in ağzından yazılmış, Uzakdoğulu bir hanımefendinin şiiri var. Bir mumun fitilini yakın ve şiirin tadını çıkartın.

 

son kez bir adamla olduğumda
kaybettim onu saçlarımın sonsuz karanlığında
duruyor,
kavrıyordu arzulu avuçlarıyla
yitip giderken
uçsuz bucaksız kalçalarımın herhangi bir yerinde
sirenlere ait şarkımı söylemiştim ona
artık çoktan karışmıştı yokluğa
en başında her şeyin
bir çehrem vardı tanrı ve ademin verdiği
reddettim onun iradesine hizmeti
reddettim hayvanlarla birlikte yıkanmayı
reddettim öylece yerimde oturmayı
onun yerine uyudum şeytanlarla
gecenin içinden geçtim, aynalar boyunca
cüce, baykuş ve yarasaya eşlik ettim uçarken
ve taşıdım bebeklerin bedenlerini
hırpani parmaklarımla.
çarşaflarının arasından kayarken ben çırılçıplak
dikkat et ki kaybetme yolunu
cadıyım ben,
kocalarınızı baştan çıkaran
kundaktaki yavrunuzu katleden
kızlarınızı gecenin içine sürükleyen
beni cadılıkla suçluyorsunuz
(kendi ateşimden ılık rüzgara
fısıldarken onun adını
sürdünüz beni cennetten)
böylece başladım başkalarının hayatlarını yaşamaya
dokunuşlar için
içimdekiler sıcak, ateş gibi
zina ile evlendim
cinayet ile gebe kaldım
siz kızlarınıza yaptıklarımı yasakladıkça aşık oldum
günah benim hayatım
günah benim dünyaya uzanan patikamdır
bu, içimden şeytan çıkarılacağı anlamına mı gelir
şirin incik boncuklarınız
harikulade muskalarınızla
üç melek her şeyi yapabilir
ama ben kendi özgür irademe sarıldım
haz alıyorum uçuşumdan
parlayan ışıkla savaşmak için
yoğun karanlıktan doğuşumdan
–sadece gözlerimin derinine bak—
beni görüyor musun
benim içimden görüyor musun
hiçbir şey görüyor musun
ama ben seni görüyorum
tekrar sürgün etmeyi dene beni
sevdiklerini benden uzak tutmayı
mağaramın kapısını kapatmayı dene sadece
pencereler senin kibrindir
utancın
kanla kaplı cesetler arasındaki saflığa hasretlerindir
önce ben geldim
ilk adamın sahibi oldum
ilk sebeple ben dans ettim
son kez bir adamla olduğumda
yuttum onu olduğu gibi
ve o, içinden karnımın, güldü neşeyle.

Sylvia Chong

30 Ocak 1993

kaynak
Etiketler:

Bir Cevap Yazın