Düşünce Formu Olarak Şeytan

Satanizm’in aslında sadece bir inanç olmadığını hemen hemen herkes biliyor. Aslında Şeytan figürü bir başkaldırının sembolüdür. İlk isyan çıkarandır, teosa karşı kaosu getirendir, kimine göre tam tersi kaos’a düzen getirendir. Semavi dinlere baktığımızda tanrıya karşı diğer her varlığın düzen ve ahenk içinde itaat ettiğini görüyoruz. Tabi, o güne kadar Şeytan’ın tanrıya karşı konuşup onun görüşüne karşı gelmesi, şahsen bu hikayeye inanmıyorum. Şeytan benim gözümde bu hikayede hiç var olmadı ama konu bu değil… Konu bunun bir hikaye olması, insanların çoğunun bunu böyle bilmesi, çok inançlı insanların Şeytan’ı bir düşman olarak görmesine sebep oluyor. 

Kimileri ise özellikle Laveyan arkadaşlarımız Şeytan’ı İbrahimî dindekilere kışkırtıcı, isyancı bir sembol bir karakter olarak kullanmayı seviyorlar. Şeytan, bize aslında bize başınızda kim olursa olsun, söylenenleri sorgulamamızı ve tartmamızı istiyor. Şeytan’a gerçekten inanmanıza gerek bile yok! Çünkü O, siz inanmasanız da bir düşünce formu olarak zaten orada. İşte Şeytan’ın isyankar ideolojisi bu şekilde kendini var kılıyor.

4. Hermetik Prensip: “Her şey birdir. Uç noktalar vardır.”

Kybalion – Üç İnisiye

Bu Hermetik prensip aslında bize çok şey anlatıyor, evet dualite bir gerçek ama dualite bile Kybalion’a göre bir teklikten ibarettir. Her şey birbirinin aynısıdır lakin uç noktalardadır. Karanlık, aslında ışık olmaması durumudur. Soğuk, sıcağın yokluğundan kaynaklanır. Aslında bu şeyler birbirinin aynısıdır. Sıcak olmama durumu basitçe soğuk tabiriyle açıklanır. Yani düzen için bile bir zıt gerekmektedir. Dinlerin çizdiği iyi figürün zıttı ise Şeytan’dır. Ben Şeytan’ı hiç bir zaman kötü bir karakter olarak görmem? 

Aslında O olmasa, İbrahimi dinlerin tanrısı ne kadar işe yaramaz olurdu. Tıpkı modern kültür kurgu filmleri gibi. Eğer bir iyi karakter varsa mutlaka bir kötü karakter olmalı ki, iyi karakter işe yaramaz olmasın! Evet Tanrı’nın Şeytan’a o kadar çok ihtiyacı var ki… Hele bir düşünün, isyanı ve bilgiyi yayan sizin istemediğiniz şeyleri insanlara öğütleyen bir varlık olmasaydı? O ilahi denilen hesap günü nasıl olurdu? Tabi ki ben şahsen İbrahimi dinlerin tanrısının gerçek yaratıcı olduğuna inanmıyorum. Ancak bir taklitçi olabilir, ne olduğu beni pek ilgilendirmiyor açıkçası; tek bildiğim aynı Şeytan gibi onun da bir düşünce formu olması, insanların tepesinde gezen bir düşünce bulutu olmasıdır.

Peki Şeytan’ı figür olarak alırsak neler kazanabiliriz?

Öncelikle, Şeytan’ı ne olarak görüyoruz? Onu semavi dinlerin boynuzlu korkunç öcüsü olarak mı? Yoksa unutulmuş insanlığın gerçek tanrısı olarak mı? Semavi dinlerin boynuzlu korkunç öcüsü olarak görüyorsanız size bir sır vermek istiyorum. Şeytan, semavi dinlerden daha eski ups.. Şeytan’ın tarihi neredeyse modern atalarımızın tarihiyle paralel gitmektedir.

Şimdi figür almaya dönelim. Öncelikle şunu söylemek istiyorum eminim mutlu olacaksınız. Şeytan size saçma emirler sunan, modern dünyada işe yaramayacak ama hep rehber almanız gereken bir kitap yollamamıştır. Sizi yakmak ve sonsuza kadar bir yerde de tutmak istemiyor. E bu da harika? Peygamber seçip ona amca kızlarını helal de kılmıyor? Burası da güzel.. Ah bir de savaştan toplanan kocasız kadınları sadece ve sadece korumak için peygamberine ganimet olarak sunmuyor. Burası da harikulade, Şeytan size hayvan kesmenizi gerektiren bir kural da koymamış? Bizden tek istediği, kendimizi geliştirmemiz ve beynimizdeki zincirleri kırmamız. İncil’deki aktarılan hikayelerde bile, aslında Şeytan’dan bize bir mesaj var.

Cennetten kovulma hikayesinde bile, ne kadar baş kaldırıcı ve zincirleri kırıcı olduğunu bizzat bize göstermiş. Öyle bir göstermiş ki. Orta çağda insanlar Tanrıdan çok Şeytan’dan korkar. Kilise Şeytan ile insanları korkuturdu. Şeytan’ı figür olarak almak, gelişiminiz için yapabileceğiniz en iyi şeydir. Unutmayın; sizi kontrol eden sadece siz olmalısınız.

Laveyanlığa Ufak Bir Değiniş

Laveyanlık sayısında artışta bilimin, ilerleyici düşüncenin çok büyük önemi olmuştur. Laveyanlar bildiğimiz üzere ateisttir. Ama Anton Lavey aslında tam olarak öyle biri değildi. Her neyse konumuzdan sapmayalım. Laveyanlık, Şeytan’ı sembol alarak onu bir güç, bir kahraman, bir kalkan gibi öne koyar. Şeytan artık bir varlık olmaktan çıkmış, Laveyanlık için bir pür düşünce olmuştur. Laveyanlığın en büyük getirisi, ideolojik olarak insana sorgulama kapasitesini vermesi. Birlikte yapılan seromonik ritüeller ile diğer üyelerle kaynaşmak, birlik olmak. Şeytan hiç bir zaman bizlerin ayrılmasını istemez. Laveyanlığın bile aslında diğer Satanizm kollarına getirisi büyüktür. Ben şahsen Gnostik bir insanım ama Şeytan’ın yolundan hiç ayrılmam.

Ruhani Bir Savaş Var mı?

İsteyen buna ruhani desin, isteyen düşüncelerin savaşı desin, üstümüzde bulaştığı insanları köle haline getiren, sorgulatmayan sadece emirlere uymasını isteyen bir din var. Bu dine karşı yapılan her türlü baş kaldırış bir savaştır benim gözümde, ruhani bir savaş var mı diyecekseniz. Evet yüzyılları aşkın bitmeyen bir savaş, bir çok ruhun içinde kaybolduğu safların sürekli sıkılaştığı bir savaş ama bu savaşın tek kazananı Satanist düşünce ve Şeytan olacaktır. Gezegenimiz semavi din zırvalıklarından yavaş yavaş kurtulmaya başladı.

Etiketler:

“Düşünce Formu Olarak Şeytan” hakkında 1 yorum

Bir Cevap Yazın