Satanist Kültüre Bir Şekilde Katkı Sunmuş 6 Yazar

Merhaba. Satanizm’in ve Şeytan algısının günümüzde geldiği noktada olmasına katkı sağlayan bazı yazarlar ve sanatçılar var. Bunlardan bahsetmekte geç bile kaldığımı düşünüyorum. Bu kişiler için net olarak “Evet, buradakilerin her biri kesin olarak Satanist’tir.” diyemem. Ancak günümüzdeki boş beleş Satanistlerden çok daha fazla bu kültüre katkı sağlamış olduklarını net bir biçimde ifade edebilirim. 

Hadi başlayalım.

John Milton

Kayıp Cennet isimli devasa şiiri olan Milton, Hristiyan Mitolojisi’ndeki Pan esintili boynuzlu, kırmızı bedenli bir Şeytan algısından çok daha üstün, şık ve asil bir Lucifer sunmuştur okurlarına. Kitapta hem Şeytan’ı konuşturur, hem de Tanrı’yı. Ancak kitap okunduğunda çok rahatlıkla anlaşılacaktır ki, Milton esasında Şeytan’ın tarafını tutuyordur. Tanrı, her şeyin üzerindeki karanlık bir diktatördür ve Şeytan, bu adil olmayan düzene karşı başkaldırmıştır. John Milton, kendisinden sonra gelen pek çok kişiyi etkilemiştir: Bunlardan biri, kendi dönemine çok yakın bir yazar ve ressam olan William Blake’tir. Bir diğeriyse günümüze daha yakın olan Şeytan’ın Avukatı filmidir. Filmde, Al Pacino’nun canlandırdığı karakterin ismi John Milton’dır.

William Blake

Blake, Kayıp Cennet’ten etkilenerek hem resimler, hem de Kayıp Cennet’ten biraz daha kısa şiirleri içeren bir kitap yayınlamıştır: Cennet ve Cehennem’in Evliliği. Kitap söylediğim gibi oldukça ince, aslını isterseniz içerisinde Kayıp Cennet’te olduğu gibi Şeytan’ın konuşmaları da bulunmaz. Ancak yine Blake’in çizimlerini de yapmış olduğu bu kitap, kuşku götürmez bir biçimde Satanizm’e katkılar sunmuş, insanların Şeytan’a karşı biraz daha olumlu bakmasına neden olmuş ve bu şekilde de hem tarihe, hem de İngiliz Edebiyatı’nın klasikleri arasına girmiştir. 

Edgar Allan Poe

Poe, edebiyatta Gotik türünün yaratıcısı olmakla kalmamıştır, aynı zamanda ilk kez korku türünde eserler veren, öve öve bitirilemeyecek kadar değerli biridir. Sir Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes’u kendisinden çalmıştır, dolayısıyla Poe polisiye türünün de ilk örneğini veren yazardır. Genellikle The Black Cat öyküsü ve The Raven şiirleriyle ünlü olsa da, Kuyu ve Sarkaç, Kızıl Ölümün Maskesi, Amontillado Fıçısı gibi öyküleri de muazzam kalitelidir. Kendisinden sonra gelen pek çoklarını etkilemiştir: H. P. Lovecraft, Charles Baudelaire gibi. 

H. P. Lovecraft

Lovecraft, Poe’nun ardından gelen ve korku türünde ikinci büyük yazar. Kendisinin yarattığı en büyük iş Cthulhu mitosudur. Genellikle materyalist korkular yazmıştır ve öykülerinde tekinsiz karakterler bulunur ama yine de Lovecraft’ın pek çok okült grubun yayınlarını takip ettiği ve bazı öykülerinde okültizmle fazlaca içli dışlı olduğu bilinir. Deliliğin Dağlarında’yı okuyarak kendisine başlayabilirsiniz. Stephen King’i etkilemiştir. 

Charles Baudelaire

Fransız bir şair olan Baudelaire’ı, esasında Amerikalı Poe’yu Avrupa’ya tanıtan kişi olarak tanıtmak sanırım pek de yanlış olmaz. Kendisinin yazdığı Kötülük Çiçekleri isimli kitabında Şeytan’a bol bol övgüler düzer ve dualar eder. Bu dualardan birini buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Bunun yanı sıra Baudelaire, özgürlük ve başkaldırıyı Şeytan’la eşdeğer tutmuş ve şiirlerinde ve hayatında Satanizm’in çokça propagandasını yapmıştır. 

Marquis De Sade

BDSM’nin açılımındaki S’nin, yani Sadizmin isim babası olan De Sade, genellikle sapkın Hristiyan rahiplerini yazmıştır. Bir katoliğin ağzından “Ne kadar iğrenç.” diye diye Blasphemy’nin bokunu çıkartmıştır. Yatak Odasında Felsefe kitabında bir karakterine şöyle söyletir: “Ey Lucifer, biricik tanrım! Bana daha fazlasını esinle!” Kendisine başlamak isteyenler için, farklı kitaplarından derlenen bölümlerin olduğu Tanrıya Karşı Söylev kitabını ivedilikle okumalarını tavsiye ederim. 

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir